Nöromarketing ile Bilimsel Olarak İkna Etmek İster misiniz?

Sales Brain Turkey tarafından düzenlenen Nöromarketing workshop’unun temel çalışma sorusu şuydu: Bilimsel olarak ikna etmek ister misiniz? Bu soruya cevap ararken nöromarketing stratejilerinin sadece sağlık ve farma sektörü için değil tüm alanlara adapte edilebildiğini gördük.

Nöromarketing’den faydalanarak farmadan medyaya, reklamdan pazarlamaya, finanstan doktor-hasta iletişimine kadar karşımızdakine soracağımız ilk soru: “ne istiyorsunuz?” Dr. Kivilcim Kayabali workhop boyunca beynimizin “siz” ve “sen” hitaplarından çok etkilendiğini vurguladı. Çünkü merkezci bir yapıya sahip ve onu etkilemek için “size özel”, “sizin için” gibi karşı tarafı ikna etmeyi kolaylaştıracak iletişim mesajları kurgulanmalı. Bunu destekleyici olarak beyni etkileyen her duygu durumunda insanların verdikleri tepkilerin evrensel olduğunu öğrendik. Demek ki ister yerel bir marka olun ister küresel bir marka hedef pazarınızda hedeflediğiniz kitlenin ihtiyaçlarına göre özelleştireceğiniz marka vaadiniz etkili olacaktır. Markanızın temel konumlandırma stratejisini de asıl hedef kitlenize göre yapılandırırsanız girdiğiniz pazarda başarı şansınız yüksek olacaktır.

Marka kimliğini oluştururken, marka görsellerini seçerken insan yüzü tercih etmemiz gerektiğini öğrendik. Hatta yanyana gelmiş iki insan duygu yaratmada çok etkili oluyormuş. İletişim mesajlarımızı ve görsellerin yerleştirileceği fonu seçerken çok obje olmamasına, dağınık bir görüntü verilmemesine, dikkatin tek bir odakta toplanmasına dikkat etmeliyiz. Hali hazırdaki iletişim materyalimizin nöromarketing açısından ne kadar etkili olduğunu ölçümletebilmek de mümkün. Eye tracking ve gözün çalışma prensiplerine göre ölçüm yapan predictive eye tracking, galvenic skin conducting response gibi yöntemleri kullanarak iletişim mesajlarımızın ve görsellerimizin hedef kitle üzerinde ne kadar etkili olup olmadığını somut olarak değerlendirebiliriz.

Doktor-hasta iletişimi açısından nörobilim temelli iletişim mesajı kurgulamak önemli. Çünkü hastaların %60’ının reçetelenen tedaviyi yanlış uyguladığı belirtiliyor. Bunun sonucunda hastanın tedaviye katılımı, doktoruna olan güveni, doktoruna karşı duyduğu memnuniyet azalıyor. Oysa doktor koyduğu teşhisi ve planladığı tedaviyi hastasına temel okuryazarlık seviyesini dikkate alarak açıklarsa tedavi başarısı artacaktır. Öte yandan doktor-hasta diyaloglarına uygulanan voice analysis sonuçlarında “korkutma”, “küçük görme” gibi ifadelerin geçtiği diyaloglarda doktor-hasta iletişiminin etkinliğinin çok düşük ve doktoru şikayet oranının yüksek olduğu görülmüştür.

T.C. Sağlık Bakanlığı Koordinasyon Toplantısının Ardından

Etiketler

, , , ,

T.C. Sağlık Bakanlığı tüm bakanlık ekibi, il yöneticileri ve çeşitli uzmanlık alanlarından akademisyenlerin katılımı ile 19-21 Şubat 2016 tarihleri arasında Antalya’da “Koordinasyon Değerlendirme ve Planlama Toplantısı” düzenledi.

Geniş katılımlı bu toplantıda Türkiye’nin sağlık gündemini şekillendirecek dört ana başlık açıklandı. Bunlar:

  1. Sağlık hizmetleri sunumunda gelinen noktayı daha ileriye taşımak. Bu kapsamda il halk sağlığı kurumlarında yeni bir idari yapılanma ile kamu hastaneleri güçlendirilerek toplumun sağlık hizmetlerine daha hızlı erişimi hedeflenmekte.
  2. Sağlık bilimlerinde Türkiye’yi dünya ile yarışabilir kılmak. Bu kapsamda yeni açılan Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı bünyesindeki araştırma ve uygulama merkezileri ile fakülteler tanıtıldı.
  3. Sağlık endüstrilerinde Türkiye’yi geliştirmek. Bu kapsamda tıbbi teknoloji, milli ilaç sanayi ve laboratuvar ürünlerinde yerli üretimi teşvik etmenin üzerinde duruldu, sağlıkta sadece tüketici olmanın gelişimi engellediği belirtildi. Ayrıca 2016 yılının sonuna doğru Mersin’de açılacak şehir hastaneleri ile artacak yatak kapasitesi vurgulandı.
  4. Türkiye’nin medikal, yaşlı bakımı ve termal alanlarda sahip olduğu sağlık turizmi potansiyelinin ulus markasına katkı yapabilmesi şeklinde aktarıldı.

Toplantı bünyesinde “bütünleşik acil hizmetleri”, “sağlık hizmet sunumunda kalite”, “anne ve bebek ölümleri”, “sağlıkta gelecek vizyonu”, “sağlık turizmi”, “çalışan ve hasta memnuniyeti” ve “sağlık yaşamın teşviki” başlıklı çalıştaylar sonunda sunulan raporlarda bakanlık bünyesinde yapılacak çalışmaların ortak temaları şunlar çerçevesinde şekillendi:

  • sürdürülebilir finansman,
  • sağlık okuryazarlığı düzeyinin artırılması,
  • sağlıklı yaşam kültürünün teşviki,
  • akılcı ilaç kullanımı,
  • güçlendirilmiş ASM yapısı,
  • sağlıkta teknoloji ve biyoteknolojinin geliştirilmesi,
  • çok paydaşlı sağlık sektörü yönetimi,
  • koruyucu sağlık hizmetlerinin teşviki.

Kristal Elma 2015’te Sağlıkta Dijital Dönüşümü Konuştuk

Etiketler

, , , ,

Bu yıl 14-16 Ekim 2015 tarihleri arasında Uniq İstanbul’da düzenlenen Kristal Elma 2015 kapsamında “Sağlıkta Dijital Dönüşüm” konulu bir panel gerçekleştirdik. Benim dışımda panelde Serhat Akkılıç – Project House Health, Seçil Ellibeş – GSK, Elif Diler Özsüt – Lilly ve Selen Soyman- Boehringer Ingelheim gibi değerli profesyoneller de konuşmacı olarak yer aldı.

Panelimizde ilaç sektöründe 2020’ye kadar görebileceğimiz dijital teknolojilerden örnekler, doktorların sürekli tıp eğitimine katkıda bulunacak dijital kanal kullanımları ve özgün içerik sunan platform örnekleri, e-Rep olarak adlandırılan dijitalleşmiş saha ekipleri örnekleri ve kişiselleştirilmiş sağlık teknolojilerinin doktor-hasta iletişime etkileri konuları konuşuldu

Bigumigu.com da panelimizin ayrıntılarına yer vermiş: http://bigumigu.com/haber/saglik-iletisimi-kristal-elma-2015

 

HİZ 2015’te farkındalık oluşturanlar

Etiketler

, , , , ,

16 Haziran 2015, salı günü Workshop Dergisi tarafından gerçekleştirilen “4. Hasta ve Hasta İlişkileri Zirvesi”nde farkındalık yaratılan zirve çıktılarınıhiz elgiz kısaca şöyle özetleyebiliriz:

 

– Türkiye’de kronik ve nadir hastalıkların haritaları eksik, E-Nabız projesi sayesinde büyük veri okunarak bu haritalar yakın zamanda oluşturulabilecek.

– Nadir hastalıklarla yaşamayı öğrenmesi gereken hastaların eğitimlerini ne yazık ki teşhisi koyan doktorlar vermiyor. Bu hastalıklara ait deneyimleri paylaşan hasta dernekleri tek eğitim adresi.

– Hasta ile iletişim sadece doktor-hasta ile sınırlandırılmamalı. Reçete ve ilaç bilgilerinin en çok danışıldığı eczacılar ve hasta bakımının en değerli aktörü hemşireler de sürece dahil edilmeli.

– İlaç endüstrisi “hastaya destek” veriyorum derken; “ilaç tanıtımı” yapmamalı. İkisi de çok ayrı kavramlar. Bu tür pazarlama hedefli stratejiler ile endüstrinin itibarı zedelenmemeli.

– Uzun tedavi süreci gerektiren hastalıklar sürecinde hastalara artık yurtdışında duygusal, fiziksel ve finansal semptomlar ve sağlık sistemi kaynaklı sorunlar ile baş edebilmeyi öğreten “tedavi yönetimi” uygulanıyor.

– Hiçbir sağlık sigortası ya da sağlık sistemi hastanın psikolojik ihtiyaçlarını kapsamıyor. Bu süreçte hastalara destek amaçlı uygulanan ücretsiz dramaterapilerde hastalar bir an olsa da “hastalıksız” kalmayı arzu ediyorlar.

– Akılcı olmayan ilaç kullanımı konusunda tüm aktörler duyarlı olmalı; zira bu nedenle hastanın tedaviye uyumu gecikiyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre ilaçların neredeyse yarısı yanlış kullanılıyor. T.C. Sağlık Bakanlığı Akılcı İlaç Kullanımı birimi hemofili, geriatri, solunum ve psikiyatri ilaçları ile antibiyotiklerin doğru kullanımına öncelik veriyor.

– Sivil toplum kuruluşları öncelikle kendi iç iletişimlerini etkin kılmalı; daha sonra birbirlerinin performanslarını denetleyebilir hale gelmeli. Bu sayede “STK’lar ile işbirliğine girecek tüm diğer aktörler ile verimli bir “paydaş diyaloğu ” gerçekleştirilebilir.

 

Hastalarda Hastalık “Farkındalığı” Yaratabilmek

Etiketler

, , , ,

Workshop Dergisi tarafından 16 haziran 2015, Salı günü Limak Eurasia Kavacık Otel’de düzenlenecek olan “Hasta İlişkileri Zirvesi” (HİZ)’in bu yıl ana teması “farkındalık”.

Hasta, hasta yakını, doktor, sağlık çalışanları, hasta dernekleri, yeni teknolojiler gibi çoklu aktörlerin etkileşimini örneklerle ele alacağım “Hastalık farkındalığı nasıl oluşur?” başlıklı konuşma ile ben de zirvede yer alacağım.

Detaylı programı da paylaşıyorum:

HİZ 2015 Program

#icebucketchallenge ve ALS hastalığı

Etiketler

, ,

Son 2-3 gündür sosyal medya hesap akışlarında ve Youtube’da kafasından aşağı buzlu su dolu kova boşaltarak en fazla üç kişiye meydan okuyan ünlüler, futbolcular, akademisyenler, gazeteciler, vatandaşlar görüyoruz.

IceBucketChallenge ile ABD’de başlayıp dünyaya yayılan bu uygulamanın amacı Amyotrofik Lateral Skleroz yani ALS hastalığına dikkat çekmek, toplumun bu hastalığa ilişkin farkındalığını artırmak. Bu kampanya sağlık iletişiminin önemli alt başlıklarından olan sağlık eğitimi için güzel bir örnektir. Joint Committee’nin 2001 yılına ait Sağlık İletişimi ve Sağlığın Geliştirilmesi Terminolojisi’ne göre sağlık eğitimi; “bireyleri, grupları ve toplulukları bilgilendirerek kendileri ve yakınları hakkında doğru sağlık kararları alabilmeleri için gerekli becerileri kazandırabilmek üzere kuramlara dayalı planlı öğrenme deneyimleri herhangi bir kombinasyonu” olarak tanımlanmıştır. Özellikle ünlü isimlere ait kampanya videolarının medyada geniş yer bulması toplumun ilgisini ALS’ye çekmeyi başarmıştır.

ALS, merkezi sinir sisteminde omur ilik sapının olduğu yerde nöron yani sinir hücreleri kaybı nedeniyle oluşan bir hastalıktır. Hastalık, merkezî sinir sisteminde, omurilik ve beyin sapı adı verilen bölgede motor sinir hücrelerinin (nöronların) kaybından ileri gelir. Bu hücrelerin kaybı kaslarda güçsüzlük ve erimeye (atrofi) yol açar. Ayrıca erken ya da geç hareketin birinci nöronu da hastalanır. Zihinsel fonksiyonlar ve bellek ise bozulmaz. Kaslardaki zayıflık ellerde ya da bacaklarda, ağız-yutak bölgesinde ya da dilde başlayabilir ve sürekli ilerleyerek yayılır. Bu yayılma “bulber” alandaki kasları da tutabileceği için konuşma ve yutma güçlüğüne neden olabilir. İleri evrelerinde solunum yetersizliğine de yol açabilir. Genellikle erişkin yaşlarda (40-50) ve erkeklerde, kadınlara göre biraz daha sık görülür. Görülme sıklığı (insidansı) 100.000 de 1-1,5 civarındadır. Daha genç ve daha ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir ve genellikle zayıf insanlarda görüldüğü dikkat çekmektedir.

Ünlü fizikçi ve evren bilimci Stephen Hawking, Galatasaray ve Fenerbahçe de futbol oynamış Sedat Balkanlı bu hastalığa sahip olan isimlerden.

#icebucketchallenge hashtagi ile meydan okumaların kabul edildiği ve başkalarına meydan okunduğu videolar ile ALS’ye toplumun dikkatini çekmenin yanısıra, kampanyanın diğer bir önemli amacı olan bağış yapmayı da unutmamak gerekir.

“Sözde Uzmanlar”dan uzak durmalı, kim bunlar?

Etiketler

, ,

Belirli alanlarda uzman olmak için çok emek sarfetmek gerekir; ancak bazı insanlar kolay yoldan bazı meslek dallarını sahiplenmekte ve maalesef itibarsızlaştırmakta. Bu “sözde uzmanları” Esra Öz ile konuştum. Keyifli okumalar…

http://fesraoz.blogspot.ch/2014/06/sozde-uzmanlar-ciddi-sekilde-takip.html

3. Hasta ve Hasta İlişkileri Zirvesi’nin ardından…

Etiketler

, , , ,

Genel Yayın Yönetmenliği’ni Okan Bodur’un yaptığı Workshop Dergisi tarafından düzenlenen “Hasta ve Hasta İlişkileri Zirvesi”nin üçüncüsü 25 Nisan’da Portaxe’ta gerçekleştirildi.

Bu yıl ana teması “Sağlık Bilgisine Sağlıklı Erişim” olan zirvede yakaladığım çıktılar şöyle:

– “Hasta” katılımlı sağlık eğitimi projelerine daha çok ağırlık verilmeli.

– İlaç firmaları regülasyonlardan çekinmeden “hasta ve hasta dernekleri” ile işbirliğine gitmeli.

– Ülkemizde “sağlık okuryazarlığı” seviyesinin düşük olduğu artık sektör ve medya tarafından kabul edildi. Artık bu seviyeyi artıracak etkili projeler üretilmeli ve önümüzdeki yıl itibariyle bu alanda veriler ortaya konmalı. Örneğin; yurtdışında hastalıkların medyada nasıl haber yapılabileceğine dair kılavuzlar bulunuyor. Bunlar örnek alınarak ülkemiz sağlık muhabirleri ve medya yöneticileri tarafından uyarlanmalı.

– Hasta derneklerinin ve hastaların birebir deneyimlerinin aktarılabileceği platformlara yer verilmeli.

– Hastanın sosyo-ekonomik-kültürel seviyesinin sürekli düşük gösterildiği ve hekimin öne çıkarıldığı iletişim modellerinden vazgeçilmeli. Günümüzdeki dijital ve mobil kanallar aracılığıyla giderek bilinçlenen hastanın katılımının teşvik edildiği iletişim ve tedavi modelleri örnek alınmalı.

“Dünya Sağlık Günü” için Ankara’dayım

Etiketler

, ,

Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Şengül Hablemitoğlu “Dünya Sağlık Günü” nedeniyle 7-8 Nisan tarihlerinde “Hedefe 1 Adım Daha” başlıklı bir etkinlik düzenliyor.

Sağlık alanında farklı uzmanlık alanlarının temsilcilerinin yer alacağı programda ben de “Sağlıkta Kişiler Arası 
İletişim ve Marka Olmak” başlıklı bir konuşma yapacağım.

Detaylı programı http://www.health.ankara.edu.tr/files/2014/03/KAR%C4%B0YER-PROGRAMI-2014.pdf linkinden inceleyebilirsiniz.

Sağlık Bilişimi Eğitim Programı ilk defa GSÜ’de açılıyor…

Etiketler

, , , , , , , , ,

Türkiye’de ilk defa açılacak bir programdan bahsetmek istiyorum: “Sağlık Bilişimi Eğitim Programı”.

Yeni teknolojilerin gelişmesiyle özellikle sağlık alanında öne çıkan teletıp, e-sağlık, uzaktan hasta yönetimi gibi dijital uygulamalar ve mobil çözümler; sağlık hizmetleri iletişiminde yeni teknolojilerin kullanımı, sağlık sistemleri yönetimi, sağlıkta inovasyon gibi yenilikçi konular hakkında Türkiye’de sağlık yöneticilerinin, sektör liderlerinin ve doktorların yetkinliklerini artırmayı, kariyerlerine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

Galatasaray Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi ve PTMS işbirliği ile açılacak programa “Sağlık Bakanlığı” ve “İstanbul Anadolu Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği” de destek veriyor.

Program 10 Mayıs-1 Haziran 2014 tarihleri arasında toplam 48 saat olarak dizayn edilmiştir. Katılım 25 kişi ile sınırlıdır.

Kamu ve özel sağlık kuruluşlarında çalışanlar, orta ve üst düzey yöneticiler, yönetici adayları, doktorlar, IT uzmanları, dijital ve sosyal medya ajansları, sağlık bilişimine ve yatırımlarına ilgi duyan ön lisans ve lisans mezunu herkes eğitim programına katılabilir.

 

Eğitmenler; Dr. Şuayip Birinci, İstanbul Kamu Hastaneleri Birliği / Yener Gül, Sağlık Bakanlığı Değişim Yönetimi Danışmanı / Doç. Dr. Haluk Özsarı, İÜ Hastaneleri Genel Direktörü / Doç. Dr. Elgiz Yılmaz, GSÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi / Dr. Cenk Tezcan, Mobil Sağlık Danışmanı / Doç. Dr. Çağrı Tolga, GSÜ Endüstri Mühendisliği Öğretim Üyesi / Dr. Sultan Turhan, GSÜ Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Görevlisi / Yrd. Doç. Dr. Burak Parlak, GSÜ Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi / Yrd. Doç. Dr. Atay Özgövde, GSÜ Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi / Dr. Pınar Memiş Kartal, GSÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

 

Eğitim Programından Başlıklar;

 

·         Sağlık Yönetiminde Bilgi Sistemleri

·         Sağlıkta Değişim Mühendisliği

·         Sağlık ve Hastane Yönetiminde Güncel Yaklaşımlar

·         Sağlık Alanında İnovasyon

·         Sağlıkta Yaratıcı Düşünme Teknikleri

·         Hastane Bilgi Sistemleri

·         Sağlıkta Bilimsel Veri Analizi

·         E-Sağlık

·         Sağlık Hizmetlerinde Pazarlama İletişimi

·         Sağlık Hizmetleri İletişiminde Dijital Kanallar ve Sosyal Medya

·         Teletıp – Mobil Sağlık – Uzaktan Hastalık Yönetimi

·         Sağlıkta Gelecek Projeksiyonları

·         Sağlıkta Veri Güvenliği ve Mahremiyet

 

Detaylı bilgi almak isteyenler dcimen@ptms.com.tr adresine başvurabilirler.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.